Medresenin kuzey cephesinde yer alan taçkapısı, kendine has sanatsal detaylarıyla dikkat çeker. Bu başlı başına bir sanat şaheseri olan kapıdan avluya geçilir. İnce uzun avlunun etrafı sütunlarla çevrilidir ve öğrenci odaları da avlunun çevresinde yer almaktadır. Güneydeki eyvana bitişik olan kümbet, kübik bir kaide üzerine poligonal bir gövde ve konik bir külah ile tasarlanmıştır.
Kümbet ve Süslemeler
Kümbetin derin portal nişi, mukarnaslarla örtülmüştür. Kapıyı beş palmet motifli silme çerçevelemekte, sağda ve solda iki gömme sütuncuk yer almaktadır. Taç kapının sağında ve solunda, her iki tarafta olmak üzere toplam dört kabartma bulunmaktadır. Kalın silmelerle çevrelenen panolardan birinde, çift başlı kartal figürü yer almaktadır. Medresede kullanılan geometrik süslemeler, avludaki sütun gövdelerinde, eyvanların cephelerinde ve öğrenci odalarının kapı silmelerinde gözlemlenmektedir.
Bitkisel süslemeler, taç kapıdan avlu sütunlarını bağlayan kemerlerin yüzlerinde ve kümbetin içinde belirgin bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Minareler, kısmen tahrip olmuş 16 oluklu firuze rengi çini kakmalı tuğla ile süslenmiştir.
Medresenin I. Alaaddin Keykubat’ın kızı Huvand (Huand) Hatun zamanında yaptırıldığı ileri sürülmektedir. Bu nedenle yapıya Hatuniye Medresesi de denmektedir. Medresenin 1285-1290 yılları arasında İlhanlılar döneminde inşa edildiği düşünülmektedir.
Hücreler ve Mimari Detaylar
Kesme taştan inşa edilen medresenin batısında, aynı boyutlarda yedi hücre bulunmaktadır. Hücreler beşik tonoz ile örtülmüş olup, kapı alınlıklarında yer alan küçük açıklıklarla aydınlatılmaktadır. Doğu tarafında sekiz hücre daha yer almaktadır. Hücre kemerleri, kapı-pencere çerçeveleri ile sütunlardaki geometrik ve bitki motifleri yanında ayet-hadislerden oluşan yazı kuşakları da dikkat çekmektedir.
Doğu ve batı eyvanları, iki katlı bir yapı ile yükseltilmiştir. Dikdörtgen avlunun çevresi revaklarla çevrilidir ve iki katlı revaklar, eyvanları dörde bölmektedir. Konik şeklindeki türbe, mevcut dehlizin güney ucuna eklenmiştir. Kümbetin üzeri, yarım küre şeklinde bir kubbe ile örtülmüştür. Kümbetin mescit katına çıkan merdiven avluya açılmakta, ana eyvanın sonunda merdivenle alttaki mumyalık kısmına geçilmektedir. Mumyalıkta ise iki lahit bulunmaktadır.
Çifte Minareli Medrese, tarihi ve kültürel derinliği ile ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Erzurum’un bu önemli yapısını keşfetmek, tarih meraklıları için kaçırılmaması gereken bir fırsattır.





















